Bebek Bekleyen Annelerin Sağlığı

Sayı : 2 / Nisan 2012, Konu Başlığı : Sağlık Söyleşi

Çocuk sahibi olmak her ailenin vazgeçilmez arzusudur. Dinimiz de Müslümanları çocuk sahibi olmaya teşvik etmiştir. Bebek sahibi olmak sağlıklı her kadın için tabi bir durumdur. Bununla birlikte sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için annelerin kendilerine biraz daha fazla dikkat etmesi uygun olur.

Cenabı Hakkın bize emaneti olan yavrularımıza karşı vazifelerimiz henüz onlar anne karnındayken başlar. Biz de bu şuurla Kadın Hastalıkları Uzmanı Operatör Doktor Yıldız Tanrısever’e başvurduk. Hamile hanımların dikkat etmesi gereken hususları kendisine sorduk.

Dr. Yıldız Tanrısever kimdir: 1956 yılında Konya’da dünyaya geldi. Başörtülü olarak okula geldiği için problemler yaşadığı Çemberlitaş Kız Lisesini bitirince üniversitede de bu sorunu yaşamamak için yurt dışına gitti. Tıp eğitimini Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak Kuveyt’te tamamladıktan sonra ülkesine döndü. Denkliğini aldıktan sonra ihtisasını Haseki hastanesinde tamamladı. Halen anlaşmalı olduğu hastanelerde ve muayenehanesinde Müslüman hanımların hassasiyetlerine uygun sağlık hizmeti vermektedir.

Doktorluğunun yanında sağlık seminerleri ve vakıf hizmetleri de veren Dr. Yıldız hanımın yardımseverliği aileden geliyor. Annesi Hayriye Hanım ve ablası Mehtap Hanım da uzun yıllar hanımlar eğitim ve kültür vakfında çalışmalarıyla tanınıyorlar.

Normal Karşılanması Gereken Belirtiler

İslamî Hayat: Yıldız Hanım, bebek bekleyen hanımların vücudunda ne gibi değişiklikler olur? Hangi belirtiler sağlıklı ve normaldir?

Dr. Yıldız Tanrısever: Kadın vücudu için hamilelik tabi bir hadisedir ancak bünye bu yeni duruma alışana dek bazı tepkiler verir. Hamileliğin ilk aylarında sabah mide bulantıları, enerji kaybı, baş dönmeleri, uyku hali, halsizlik, olabilir. Son aylarda da bebek büyüdükçe kabızlık, mide yanması, sık idrara çıkma hissi, bacaklarda kramplar, yüzdeki gebelik maskesi, yaygın belirtilerdir. Anne adayı eğer çalışıyorsa bu süreç daha da zordur. Alınan kiloya bağlı olarak çatlaklar oluşabilir. Bazı anne adaylarında varisler, göğüslerden sıvı gelmesi ve bel ağrıları olabilir. Bazı psikolojik değişiklikler de meydana gelebilir. Kişi çok neşeliyken bir anda ağlama krizlerine tutulabilir. Anne adaylarının bünyeleri gebeliğe uyum sağladıkça bu sorunlarda yavaş yavaş ortadan kalkar. Anne adayları gebeliğin son haftalarında heyecanlı olabilirler. Uyku problemleri olabilir. Bunlar fazla endişe edilmemesi gereken durumlardır.

İslamî Hayat: Hangileri endişe edilmesi gereken durumlardır?

Dr. Yıldız Tanrısever: Gebeliğin hangi döneminde olursa olsun; kanama, karında, rahimde kramp tarzında ağrılar ve kasılmalar, karnın ileri derecede sertleşmesi ve gevşememesi erken doğum habercisi olabilir. Ellerde, yüzde ve ayaklarda aniden ortaya çıkan şişme, şiddetli baş ağrısı, görme bozuklukları durumunda preeklmpsi denilen sıvı toplanması sorunu olabilir. Bunlar ve bebeğin hareketlerinin durması derhal bir hekime veya sağlık kurumuna başvurulması gereken acil durumlardır.

Çiğ Et, Balık Ve Yumurta Yemesinler

İslamî Hayat: Hamileler hangi tür hastalık faktörlerinden daha fazla korunmalıdır?

Dr. Yıldız Tanrısever: Beslenme ile alakalı besin zehirlenmesinden kaçınılmalıdır. Küflü ve pastorize edilmemiş sütten yapılan peynirler yenilmemelidir. Böyle peynirlerde erken doğum, düşük ve doğum kusurlarına yol açan Listeria (tehlikeli bir bakteri cinsi) bulunabilir. Az pişmiş yumurta ve pişmemiş yumurta içeren mayonez gibi yiyecekler tüketilmemelidir. Besin zehirlenmesinin nedeni olan Salmonella’nın kaynağı olabilir. Ayrıca az pişmiş ya da çiğ et ve balık yenmemelidir. Toksoplazma riski olabilir. Bulaşıcı hastalıklardan mümkün olduğu kadar korunmalıdır. Gebelerin tansiyonu takip edilmelidir. Gebelik zehirlenmesi, idrar yolları enfeksiyonları ve gebelik diyabeti özellikle yakın takibe alınması gereken hastalıklardır. Anne adayları vücutlarının ihtiyaçlarına kulak vermeli ve dinlenmelidirler. Düzenli uyku, doğru beslenme ve bulabildiğiniz her fırsatta istirahat etmeniz önemlidir.

İslamî Hayat: Hamilelerin beslenmesi hususunda tavsiyeleriniz nelerdir? Bebeğin gelişimi için artı hangi gıdaların alınması lüzumludur?

Dr. Yıldız Tanrısever: Hamilelikte beslenme kuralları gebe olmayan kadınlardaki sağlıklı beslenme gibidir. Gebelik fizyolojik bir durumdur. Gebeler hasta değildirler. Normal hayat tarzlarına devam ederken aşırı kilo almak doğru değildir. Ayrıca gebelerin hareketlerinin kısıtlandırılması ve iki kişilik yedirilmeleri doğru değildir. Bebeğin gelişimi için gerekli olan üç ana yapı taşının dengeli olarak alınması gereklidir. Bunlar protein, kalsiyum ve vitamin-mineral gruplarıdır. Anne adayları hamilelik boyunca neler yiyebilecekleri veya yiyemeyecekleri konusunda kendilerini çok sıkmasınlar. Anne adayları genelde sık sık yemeliler ve bol sıvı alınımına dikkat etmelidirler.

Korkutucu Hikâyelere Aldırmayın

İslamî Hayat: Halk arasında hamilelik dönemi, aşerme hakkında çeşitli söylentiler vardır. Bunların hangisi doğru hangisi yanlış?

Dr. Yıldız Tanrısever: Sağlıkla ilgili pek çok konuda kulaktan kulağa yayılan yanlış bilgiler kimi zaman hayatı zorlaştırıyor. Hamilelikte doğru bilinen yanlışların bazıları şunlardır. Hamilelikte jinekologların muayene yapması düşüğe yol açmaz. Ultrasona girmek bebeğe zarar vermez. Ultrason aletleri radyasyonla değil kulağın işitemeyeceği ses dalgaları ile çalışır. Hamilelikte her türlü diş tedavisi yapılabilir. Gerekirse uyuşturucu ile diş tedavisi ve dolgu yapılabilir. Anne adayı istediği bir şeyi yiyemeyince bebeğin bir uzvu eksik olmaz ya da bebeğin sağlığı tehlikeye girmez. İlaç kullanımı ise doktor kontrolü altında olmalıdır.

İslamî Hayat: Doğumun kolay geçmesi ve bebeğin sağlıklı bir şekilde doğması için nelere dikkat edilmeli? Özellikle tavsiye ettiğiniz gıdalar ve eksersiz programları nelerdir?

Dr. Yıldız Tanrısever: Doğum ana rahminin ardı ardına gelen istemsiz kasılmaları ile sonuçlanan bir olaydır. Dokuz ay boyunca sakin sakin duran rahim kasının gebelik süresinin sonunda hangi sinyallerden etkilenerek kasılmaya başladığı, yani doğumun başlamasına yol açan faktörlerin neler olduğu aslında halen tam olarak bilinmemektedir. Bu mucizevî bir olaydır. Ancak çoğu anne adayı korkutucu doğum hikâyeleri yüzünden strese girebiliyor. Onun için annelerin doğuma cesaretlendirilmeleri, doğum yapacakları hastaneyi, doğum ve bebek odasını görmeleri ve sağlık elemanları ile tanışmaları onların endişesini azaltabilir. Anne adaylarının yürüyüş, yüzme ve pilates gibi sporları yapması faydalıdır.

Sezaryen Neden Yaygınlaşıyor?

İslamî Hayat: Doktor hanım, son zamanlarda sezaryenin yaygınlaşması hakkında farklı şeyler söyleniyor. Bu hususlarda uzman olarak görüşünüz nedir?

Dr. Yıldız Tanrısever: Şehirlerde kadınların %80’i sezaryenle doğum yapıyor. Sezaryeni tercih etme nedeni olarak korktuklarının veya doğumu istedikleri tarihe denk getirmek istediklerini söylüyorlar. Bence sezaryen normal doğumun bir alternatifi değildir. Normal doğumun gerçekleşemeyeceği durumlarda bir kurtuluş operasyonudur. Bazen fiziksel koşullar doğumun sezaryen yöntemi ile olmasını zorunlu kılıyor. Bebeğin yan duruş ya da makat gelişi, eski sezaryenli olmak, 4 kilonun üstünde iri bebek olması, plasental sorunlar gibi tıbbi durumlarda sezaryen kaçınılmaz oluyor. Anne sağlığı açısından bakıldığında da, örneğin bel fıtığı, kalp hastalığı, psikolojik rahatsızlıklar veya çatı darlığı gibi durumlarda da normal doğum için diretmek annenin ve bebeğin hayatını tehlikeye atmak demektir. Kısaca, ne sezaryen yandaşı nede karşıtı değilim. Anne ve bebeğin sağlıklı olarak doğumdan kurtulabilmeleri için, sadece gerektiği zaman başvurabileceğimiz bir yöntemdir. Sezaryenin sebebini bilmeden doktoru suçlamak doğru olmaz. Mesela boşanmaların sayısının arttığını söylüyorlar. Bunun sebebini nasıl ki hâkim veya avukatlara mal edemeyeceğimiz gibi sezaryenle doğumların artışını da sadece doktorlara mal edemeyiz. Tabi ki kendim adına konuşuyorum.

Doğum Büyük Bir Mucize

İslamî Hayat: Son olarak bir bebeğin dünyaya gelişine şahit olmak nasıl bir duygu?

Dr. Yıldız Tanrısever: Bu çok heyecan verici bir durum ayrıca ibretlik bir sahnedir. İçerde anne rahminde suyun içinde, karanlıkta, farklı bir sistemle beslenerek yaşayan bir canlının bambaşka bir âleme çıkışına şahit oluyorsunuz. Onun böyle bir âlemden bambaşka bir âleme geçişine biz şahit olurken onun bunları hatırlamayacak olması çok şaşırtıcı olduğu kadar da düşündürücü bir durumdur. O aciz bebeğin çıktığı yeni ortamda ihtiyaçlarını istemek için ağlayışı, daha önce emerek beslenmediği halde çıkar çıkmaz meme aranması… Her şeye muhtaç bir halde doğduğu halde merhamet ve şefkat dolu bir anne kucağı bulması… Bunların hepsi beni heyecanlandıran şeyler. Aslında bunlar üzerinde düşünen anlar ki, doğum bebek için bir son olmadığı gibi ölüm de bir son değildir, başka bir âlemin başlangıcıdır.


Sayı : 2
Büyük Kapak