Çocuk Sahibi Olamıyorsanız…

Sayı : 10 / Aralık 2012, Konu Başlığı : Sağlık Söyleşi

Kısırlık Nedir?

Eşlerin çocuk sahibi olma arzularına rağmen hamilelik elde edilmemesine infertilite (kısırlık) adı verilmektedir. 20-35 yaş arasındaki genç çiftler, korunmadıkları halde bir yıl içinde hamilelik oluşmuyorsa doktora başvurulması uygun olabilir.

Bebek sahibi olunamamasının sebebi yüzde 30 ila 40 arasında erkek sağlığından; yüzde 40 ila 50 arasında kadın sağlığı ile ilgili nedenlerden ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin yüzde 25’inde hem erkekten hem kadından kaynaklanabilmektedir. Kısırlık vakalarının yüzde10 ila 15’inde bütün araştırmalara karşılık bir neden bulunamamaktadır.

Nasıl Teşhis ve Tedavi Edilir?

Kadınlar, kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurabilirler. Kısırlık vakalarının yaklaşık yüzde 35’ini tüplerde tıkanıklık gibi bozukluklar oluşturmaktadır. İlaçlı film ve tanı amaçlı laparoskopi ile teşhis edilebilir. Fazla endişe etmeye gerek yoktur. Yapılan ilk muayenede bile engel olan bir polip alınarak veya tüplere bakmak için yapılan rahim filminde kanallar açılabilir ve istenen hamilelik elde edilebilir. Tüpler kapalı, hasar görmüş veya yapışık bulunursa cerrahi olarak düzeltilebilir.

Yumurtlamanın olmaması ve âdet düzensizlikleri de âdetin 2. veya 3. günü yapılacak hormon testleri ve ultrasonografik görüntü ile tespit edilebilir. Yumurtlama olmadığı tespit edilirse ilaç tedavisi ile yumurtlama sağlanabilir.

Erkeklerin muayenesi üroloji uzmanı tarafından yapılmaktadır. Erkek kısırlığı tedavisinde son yıllarda uygulanan tekniklerle hızlı bir ilerleme kaydedilmiştir. Erkekler içinde testis biyopsisi yöntemi ile tıkanıklık var mı diye bakılır. Tıkanıklık giderilirse bebek sahibi olunabilir.

Yani tedavinin her zaman çok zor ve masraflı olması gerekmez, basit bir tetkik ve tedaviyle bebek sahibi olma şansı yakalanabilir. Özellikle mikroenjeksiyon tekniği, daha önceden tedavi edilmeyen birçok kısırlık faktörüne çözüm getirmiştir.

Kısırlık Haricinde Bebek Sahibi Olmayı Geciktiren Faktörler Nelerdir?

Bebek sahibi olmak, vücudun sağlıklı ve ruh halinin huzurlu olmasıyla kolaylaşır. Düzensiz ve niteliksiz beslenme, sigara, alkol, aşırı kafeinli içecekler, aşırı stres hamileliği geciktirebilir.

Ayaküstü atıştırmalıklar, katkılı gıdalar, yemek seçme; hem bebek sahibi olmayı geciktirebilir hem de bebeğin sağlıklı bir şekilde doğmasını ve büyümesini olumsuz etkiler. Gerekli proteinlerin ve faydalı elementlerin alınmaması halinde üreme sağlığı olumsuz etkilenir.

Bilhassa kadının aşırı zayıf ve aşırı şişman olması bebek sahibi olmayı zorlaştırabilir. Çünkü aşırı zayıflıkta adet düzensizliği görülebilir. Hormonların sağlıklı bir şekilde çalışması için normal kiloda olmak uygun olur.

Ağır çalışma koşulları ve aşırı stresin de hamileliği geciktirmesi mümkündür. Hatta ağır bir işte çalışma ve yoğun stresin erken menopoza sebep olduğu görülmüştür. Erkeğin de huzurlu olması, bebek sahibi olmayı kolaylaştırır.

Bebek sahibi olmak için en uygun yaş 20 ila 35 yaş arasıdır. 35 yaşından sonra hamilelik gecikebilmektedir. Erkekler için de 40 yaşından sonra babalık şansı azalırken, düşük ve genetik kusurları olan bebek riski artmaktadır. İleri yaşlarda diyabet ve benzeri hastalıkların görülmesi riski artar. Bu hastalıklar da üreme sağlığını her yönden olumsuz etkileyebilmektedir.

Uygun yaşta evlenmek ve huzurlu bir aile yaşantısı, istenen sayıda çocuk sahibi olma imkanını artırır.

Doğum Kontrolü Yöntemleri, Daha Sonra Çocuk Sahibi Olmayı Zorlaştırır mı?

Evliliğin ilk yıllarında doğum kontrolü uygulamak, daha sonra istendiği zaman hamile kalmayı geciktirebilir.

Eğer rahim içi araçlarla korunma sağlanmaya çalışılmışsa, yabancı cisim reaksiyonuna yol açabilir. Bu açlar steril olmadığı takdirde iltihaplanmaya da sebep olabilir. Doğum kontrol hapları hormonal dengeyi etkileyebilir.

Kısırlığın Sebebi Teşhis Edilememişse…

Bazen ne kadın ne de erkekte kısırlığa yol açacak bir sebep bulunamamaktadır. Bu durumda da çaresiz değilsiniz.

Öncelikle sakin olun. Peygamberlerden bir çocuğunun evlat sahibi olamamakla imtihan olduğunu veya çok geç çocuk sahibi olduklarını görüyoruz. Kişinin erken yaşta çocuk sahibi olması kadar, geç ve zor çocuk sahibi olması da Allah-u Teâlâ’nın takdiri iledir.

Bunda bizim bilmediğimiz hikmetler olabilir. Belki olgun yaşta ve uzun süre dua ederek, çareler arayarak çocuk sahibi olanlar; bu nimetin kıymetini daha iyi bilir ve o çocuğu yetiştirmeye daha fazla özen gösterebilirler. Bu sebeple üzüntüye kapılmayın.

İş hayatınızı düzene koyun, aşırı stresten uzak durun. Kendinize ve eşinize daha çok zaman ayırın. Evinizde huzur içinde zaman geçirin. Sigara içmeyin. Çay, kahve, kola gibi meşrubatı azaltın. Bilmediğiniz ilaçları, -bitkisel olsalar dahi- kullanmayın.

Şifalı, tabi gıdalarla beslenin. Düzenli bir hayat yaşayın. Hamilelik şansının yüksek olduğu günleri öğrenin.

Bunlar çare olmadıysa doktorunuzun da uygun görmesi halinde öncelikle aşılama tedavisi denenebilir. İstenen sonuç alınamamışsa tüp bebek yöntemi tedavide en iyi alternatiftir.

Hiçbir Şekilde Bebek Sahibi Olamayan Aileler de Var mı?

Eğer hiçbir şekilde üreme hücresi temin edilemiyorsa kısırlığın tedavisi mümkün olmayabilir. Bazen de tüp bebeğin defalarca başarısız olduğu görülebilmektedir.
Tıbbın da sınırları vardır. Yoktan bir şey var etmesi mümkün değildir. Ancak sebepler dairesinde engelleri ortadan kaldırabilir.

Çocuk sahibi olmak da Allah'ın takdiri iledir. Hadis-i şeriflerde çocuk “rızık” olarak isimlendirilmiştir. Allah-u Teala rızkı dilediği gibi taksim eder. Kimisine çok verir kimisine az verir. Bunlar sebebiyle üzülmeyin ve bu problemi yaşayan yakınlarınızı üzmeyin.

Allah-u Teâlâ’dan gelene razı olmak en güzel kulluktur. Verdiği zaman rızasına uygun yetiştirmek vermediği zaman da bu takdire rıza göstermek gerekir.


Sayı : 10
Büyük Kapak